BEYT-NAHREYN ARAP – ARAMİ BİRLİĞİ SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ

bnBeyt-Nahreyn Arap-Arami Birligi
Cemeʿet ël ʿArap u l-Ârâm fî beyt ël Nehreyn
Union Arabe et Araméen
Mail- araskem@gmail.com web-site : www.beyt-nahreyn.com

Her seçim döneminde doğal olarak her siyasal parti vaatlerini ve taleplerini belirler ve açıklarlar. Buna bağlı olarak, toplumsal yapıdaki grupların yansıttığı talepler doğrultusunda vaatlerde bulunur çeşitli ittifaklar kurar ve destek isterler.

Daha önceki açıklamalarımızda ilkeli bir ittifak ve adil bir temsiliyet koşulları oluşmadıkça hiçbir siyasi parti veya gurubun yedeği olmayacağımızı, kimsenin vitrinini süsleyen Arap’ı olmayacağımızı ve böylesi politikaların figüranı olmayacağımızı açıklamıştık. Birliğimiz, gerek yeterli örgütlülüğünü sağlayamamış olması gerekse mevcut siyasi yapılanmaların daha önceki açıklamalarımızda belirttiğimiz alışılagelmiş yaklaşımların etkileriyle, tüm ittifak çağrılarımıza rağmen olumlu bir yanıt almamamız ve tüm siyasi yapılanmaların bir merkezden yönlendirilmesinin Arap-Arami halkları konusunun ortak noktası olan Red ve inkâr politikaları etkili olduğundan hiçbir siyasi partiyle ittifak koşulları oluşmamıştır. Bu sebeple herhangi bir siyasi parti veya gurupla ittifak kurulamamıştır. Bunun sonucunda halkımıza “Arap-Arami halklarına bu seçimlerde de etnik-kültürel haklarını tanımayan ve esas almayan politikalara destek vermemelerini, hangi politik parti ve grupta yer alıyorlarsa etnik-kültürel haklarını dile getirerek mensup oldukları politik yapıya yansıtmaları çağrımızı yeniliyoruz.”

Ne yazık ki bu seçimlerde de Arap-Arami halkları kendi etnik-kültürel ve siyasal taleplerini etkin olarak yansıtabilecek, politikalar ve stratejiler üretebilecek bir örgütlülük ve kararlılık sürecine ulaşamamıştır. Bu sebeple taleplerini siyasi partilerin programlarına yansıtamamıştır. Kendisine en az zarar vereceğini düşündüğü ehveni şer olarak gördüğü siyasi hareketlerin Pasif bir destekçisi durumuna düşmüştür. Bu sebeple siyasi partiler tarafından ka’âle alınmamakta, yok sayılmakta ve inkâr edilmektedir. Dolayısıyla ittifaklar cephesinde yerini alamamış red ve inkâr politikalarının yedeğine düşmüştür. Kulaktan kulağa söylenen dedikoduların oyuncağı haline getirilmiştir. Bu aşamadan sonra Birliğimiz bir ilke olarak siyasal alanda partileşme sürecimizi en kısa sürede tamamlayarak Arap-Arami halklarının etnik-kültürel haklarını esas alan çok yönlü stratejiler üreterek halkımızın temsiliyetini sağlamamız gerektiğinin elzemliğini vurgulamak istiyoruz. Bu amaçla partileşme sürecimizi yürütecek komisyon çalışmalarımıza ağırlık verilmesine karar verilmiştir.

Arap ve Arami Birliği olarak, Önümüzdeki seçimde, bugüne kadar uygulanan halklarımızı ve kültürel varlığımızı görmemezlikten gelen, tüm çağrılarımıza rağmen halkımızı ve dinamiklerini görmezden gelerek ilkeler çerçevesinde ittifak yapmayan senaryoların tarafı ve pasif destekçileri olmayacağız. Ne yazık ki hali hazırda tüm siyasi partilerin tavırlarında eski senaryonun tekrarını gözlemliyoruz. Tüm iyi niyetli çağrılarımıza rağmen ittifaka yanaşmayan partilerden biri halkımızın mensubu bazı kişileri kimliklerini ön plana çıkarmadan ön sıralara yerleştirirken bir başka parti ise halkımızın mensubu bazı adayları halkımızın ismini kullanarak kazanamayacakları son sıralara yerleştirmiştir. Bu parti her kesimle şaşaalı ittifak demeçleri verirken Arap-Arami halkının dinamikleriyle bir ittifak görüşmesi ve açıklamasına yanaşmamıştır. Bunun üstünü de yanımda Arab’ım var politikasıyla bazı Arap kökenli adayları son sıralara yerleştirerek üstünü örtmeyi seçmiştir. Bu tür politikaların figüranı olmayacağımızı son açıklamamızda belirtmiştik. Unutulmamalı ki bizler bin yıllardır bu coğrafyadayız ve bin yıllar boyunca da kültürümüzün temelini teşkil eden Barış ve Kardeşlik anlayışıyla var olmağa devam edeceğiz. Tüm siyasi aktörlere, bizler bu coğrafyanın demografik, kültürel, siyasal bir aktörü olduğumuzu ve her geçen gün daha etkili bir aktörü olmaya devam edeceğimizi hatırlatmak istiyoruz.

Şimdiye kadar gözlemlediğimiz iki anlayış ön plana çıkmaktadır. Birincisi nasıl olsa bu halkın sol-demokrat kesiminin oylarını alırım, ikincisi ise muhafazakâr oyları alırım rahatlığıyla yaklaşım göstermektedir. Her iki kesimde, bu anlayışı halkımıza bir zorunluluk olarak dayatmaktadırlar. Bunu bir zorunluluk olarak görmelerinden dolayı bu konuda hep rahat davrandılar. Bu tür politikaların olumsuz sonuçları ortadadır. Bizler bu sonuçlardan dersler çıkararak bu yanlış anlayışlara destek vermeyeceğiz, dilerim ki siyasi aktörlerde dersler çıkararak, taleplerimize programsal ve ilkesel yaklaşım gösterirler. Böylesi ilkeli bir yaklaşım var olan sorunları ötelemeyecek, çözüm dinamiği ve iradesi oluşturacaktır.

Bir halkın, onu yok sayanlara, onu yok sayan politikalara karşı mücadelesi meşruiyetini içinde barındırır. Bu kural uluslararası benimsenmiş bir kuraldır. Bu sorunun en köklü ve tek çözüm yolu da diyaloglar ve diyalogların yol göstericiliğinde belirlenecek, inkârı bitirecek temsiliyeti yansıtmayı esas alacak ilkeler çerçevesinde ittifaklardan geçer. Bu sebeple Arap-Arami Birliği sorunları çözmeyen aksine derinleştiren ve yapıcı olmayan rekabeti, çatışmayı değil, çözümleyici olan diyalogu ve ilkeli ittifakları esas almaktadır.

Aslında yakın dönemi baz alırsak yaklaşık bir yüzyıldır yaşanan sorunlar, sonuçları ve çözümleri çok açık ve nettir. Önemli olan diyalog ve ittifaklarda izlenecek yol ve yöntemlerin ilkeli ve samimi olmasıdır. Örneğin sıkça kullanılan “ortak vatan” tabirinin ilkeli ve samimi bir biçimde içinin doldurulması “ortak vatan varsa ortak temsil olmalıdır.” İlkesinin baz alınmasıdır. Farklı yaklaşım tarzları sadece var olan statükoyu devam ettirme niyetini yansıtacaktır. Ortaklık temsiliyetle ifadesini bulur. Ortağın temsil edilmediği ortaklık olur mu? Halklarımıza yüzyıldır büyük acılar yaşatan, çözümsüzlüğü dayatan anlayışın en büyük handikabı da bu yaklaşım tarzı olmuştur.
T.C devletinin kuruluşundan beri, gerek kurucu unsur olması sebebiyle ve en önemlisi %10’luk varlığı sebebiyle Arab – Arami kökenli siyasetçiler tüm partilerin değişik yönetim ve seçilmişlik (milletvekili-belediye başkanlığı vd) kademelerinde yer aldı. Ama bu yer alış biçimi tamamen statükonun izin verdiği ve tekçi anlayış üzerine kurulan statükonun devamlılığının sağlanması çerçevesinde olmuştur. Bu yöntemin sorunu çözmediği, sadece ötelediği ve derinleştirdiği bugün net olarak ortadadır.

Arap-Arami halklarını temsil edecek parti çalışmamız eğer bir halkın varlığını temsil edecek bir hareket olacaksa uzun erimli bir çalışmayı gerektiriyor. Bizde bu çalışmayı onurlu bir görev olarak görüyoruz. sadece bir yerlere halkımızı peşkeş çekerek bazılarının halkımızın sırtından rant veya makam elde etme girişimi olarak görmediğimiz için çalışmamızı uzun erimli tutuyoruz ve bu çalışmayı yapacak dinamikleri bir araya getirecek komisyonumuzu kurmaya başladık ve bir program hazırlığı çabası içine girdik… Bu yazıya sığdıramayacağım birçok hazırlık içindeyiz bu hazırlıklar olgunlaştığında halkımızı bu konuda bilgilendireceğiz. Bu çalışmamızi sadece bu seçim için değil, (zaten yetişmesi de mümkün olamazdı.) siyasi yapılanmaların en küçük azınlığı ittifak çerçevesinde görüp Türkiye’nin üçüncü azınlığı olan kadim halkımızı yok saymaları sonucunda başlattık. Ve asla sadece birkaç kişinin çıkarı için pazarlık konusu yapmayacağız. Halkımızı bu tür pazarlıkların malzemesi yapmayacağız. Bu konuda halkımızın tüm dinamiklerinin katkılarını bekliyoruz.

Arap-Arami Birliği olarak tüm siyasi aktörlere, demokratik-Kültürel haklarımıza yönelik programlarını açıklamalarını ve bu programlarını somut olarak toplumsal yaşama yansıtmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu çerçevede her düzeyde ittifaka hazır olduğumuzu deklere ediyoruz. Adı konmamış, suçlayıcı, dıştalaycı, hakaret içeren boş söylemleri ka’âle almayacağımızın bilinmesini istiyoruz.

Arab-Arami Sami halk toplulukları halklarına, demokratik kültürel ve siyasal haklarımızı, adını koyarak programlarına almayan ve somut olarak temsiliyete yansıtmayan partilere oy vermemeleri çağrısında bulunuyoruz. Eğer bir partiye veya politik bir gruba üye veya destekçisiyseniz onlara bu taleplerinizi iletiniz ve programlarına almaları için çaba gösteriniz. Halkımıza mensup adaylarla temas kurunuz halkımızın taleplerini yansıtmalarını isteyiniz.

Bir şekilde partilerden aday olmuş halkımızın mensuplarına, aday olduğunuz partinizin programına halkımızın taleplerinin net olarak yansıtılmasını talep ediniz. Seçim çalışmalarınızda Arap-Arami kimliğinizi iftiharla net olarak yansıtınız. Seçildiğiniz taktirde bu kimliğinizi net olarak meclise yansıtınız. Kadim halkımızın siyasal temsilcileri olma onurunu paylaşınız. Arap-Arami dinamikleri olarak bunları yaptığınız takdirde desteğimiz sizlerle olacaktır.

Kimseye diyet borcumuz yok ve kimsenin sürüsü, vitrin süsü ve figüranı olmamalıyız.

  • Arap-Arami birliği olarak kimseden bir lütuf beklentisi içinde değiliz. Hakkaniyet ve ilkesel bir temsiliyetin olması gerektiğine inanıyoruz.
  • Etnik ve kültürel varlığımızı kerhen söylenen, karşılığı olmayan söylemlere değil, etnik ve kültürel Varlığımızın kabulünü temsile yansıtan politikalara destek vereceğiz.
  • Politikalarını Varlığımızın inkârı üzerine dayandıran, yok sayan programlar üzerine kurmuş olan partilerden birini seçmek zorunda değiliz.
  • Etnik-Kültürel ve siyasal taleplerimize programlarında yer vermeyen ve somut karşılığı olmayan, temsile yansıtmayan partileri desteklemeyeceğiz.

Mim Yavuz Binbay
BEYT-NAHREYN ARAP – ARAMİ BİRLİĞİ
www.beyt-nahreyn.com

Yazinin linkleri;

http://www.kurdistanaktuel.com/secim-deuerlendirmesi-makale,755.html

http://www.kurdistanaktuel.com/turkiye/ecim-degerlendirme-i-h2189.html

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


− 2 = 7