SİYASETİN DİLİ VE ROLÜ! – Mim Yavuz Binbay

Sans titreSiyasetin dili her hal ve koşulda birleştirici ve bütünleştirici olmayı gözetmek zorundadır. Siyaset dili ayrıştırıcı bir üslup içerdiğinde toplumsal ayrışma ve çatırdama başlar. Siyaset ve dili toplumsal birliğin ve bütünleşmenin deyim yerindeyse çimentosudur. Sorumlu siyasetçiler bu özelliği gözetmek zorundadır.

O dönemleri bire bir yaşamış ve bedeller ödemiş biri olarak 90’lı yılların siyaset dilini sorumsuzluk örneği olarak gösterebiliriz. Bu sorumsuzluk sonucunda 26 değişik etnik yapıdan oluşan toplumsal yapımızın vardığı nokta her kesimce malumdur. Siyasetçilerin sorumsuzlukları, megalomanileri, beceriksizliklerinin bedellerini tüm halkların birleşeni toplumsal yapımız kanıyla, canıyla, ekonomisiyle, geleceğiyle ödemek zorunda kalıyor.

Ne acıdır ki bazı şeyler uygun koşullarda telafi edilebildiği halde giden fidanları körpecik canları geri getirmek mümkün olmuyor !

Ucu açık ve sonucu belirsiz olsa da telefi edilemeyecek bedelleri durduran bir süreç vardı!

Velev ki göstermelik olsa da görüşme adı altında körpecik fidanların ölmesini durdurmuş, halka rahat bir soluk aldırmış, geleceğe umudu güçlendirmiş vb. bir süreç vardı. Aslında bu sürecin devamını sağlayacak, güçlendirecek birçok etken varken neden ve nasıl bir kaosa dönüştüğü hususunu akli selim bir bakış açısıyla anlamak mümkün gözükmemektedir. 90’lı yıllarda olduğu gibi “Kör çatışmaların kazananı olmaz ve olmadı. Olan faili meçhule kurban giden binlerce insanımıza ve yürekleri evlat acısı, eş acısı, kardeş acısıyla yananlara oldu” toplum olarak bir ilke olarak benimsemeliyiz ki “hiçbir şey insan yaşamından daha değerli olamaz – insanca bir yaşam dışında Hiçbir şey insan yaşamının karşılığı olamaz”.

Kimin ne dediği beni ilgilendirmiyor Kimin görüşmeyi bitirdiği, kimin bunu eylemsel olarak hayata geçirdiği önemlidir. Kimin kendi egolarını gerçekleştirmek için nasıl kaos senaryoları planladığı ve uyguladığı önemli değil, bu kaos senaryolarına karşılık vererek içinde yer almak önemlidir. Ve bunların sonucunda toplumu yeniden karamsarlığa kaosun bilinmezliğine kimler sürüklediyse toplumsal yapı olarak bunun karşısında durup bu kaos oyunun figüranı olmayacağımızı net olarak ortaya koyacak bir tavırla bu kaos oyununun tutmayacağının mesajını vererek bu kaos senaryosundan vazgeçilmesini sağlamak gerek. Bunu tek yolu da bu toplumsal mesajdan geçer.

Ortada kimsenin sorumluluğunu üstlenmeye yanaşmadığı ve sadece karşı tarafı suçladığı halklarımızın yıkımına sebep olacak bir kaos ortamı var. Bu mesajlar verilmediği, tüm halkların toplumsal dinamikleri nutuk ve karşılılığı olmayan algı oluşturma söylevlerini bırakıp, kişisel ve grupsal çıkarları bir yana bırakıp yerine toplumsal çıkarları gözeten özgün katkılarda bulunmadıkça sürece bu kaos senaryosu 90’lı yıllara rahmet okutacak bir senaryoyla etkin olacak ve değil özgür bir geleceği, Irak, Suriye, Libya vb. Olduğu gibi var olabileceğimiz bir vatanı bile düşünebilmek mümkün olamayacaktır.

İç savaş çığırtkanlarına alet olmamak lazım. Bir iç Savaş durumunda bizim Suriye, Irak, Libya gibi bir şansımız olmayacak. Onların komşu ülkelere göç etme imkânları vardı ama bizlerin böyle bir imkânı olmayacak, Çünkü zaten üç tarafımız ateşle kaplı dördüncü tarafla çatışma içinde olacağız. Ek olarak böylesi bir durumda bize doğru bir göç dalgası olmak zorunda.

Çatışmaları körükleyen provokatörlere değil ama sorumluluk taşıması gereken taraflara bu koşulları hatırlatmak istiyorum!

Çatışan Her iki tarafa da lütfen canlarını aldığınız, anaların yüreğini dağlayan ana kuzularının ebediyete mal olan cesetlerinin görüntülerini teşhir edip anaların acılarına tahammül edilemez acılar yüklemeyin. 90’lı yılların koşullarının çaresizliğinde bir feryat olarak konuşmalarımda haykırdığım “ lütfen cenazeleri ailelerine teslim ediniz. Unutmayın ki insanlığın ilkel dönemlerinde bile cenazeyi yeme hakkı aileye aitti. Cenaze gömülmediği sürece yas bitmez… İnsanlığın ilkel döneminden daha gerilere düşmeyiniz. …” bu feryadımı bu günkü koşullara denk düşecek şekilde tekrarlıyorum. Lütfen binlerce yıldır belirli ritüellerle insanlaşmanın bir argümanı olarak kabul edilen cenazeye saygı kavramını toplumumuza yitirtmeyecek bir tavır içinde olun ve en azından aldığınız ana kuzularının canlarının cenazelerine gereken saygıyı gösteriniz.

Çatışan bir taraf olan PKK’ye her seçim sonrası tekrarladığı kurulan her hükümete “çözüm üretmesi için bir şans tanıyoruz” deklarasyonunu, sürece uygun olarak HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde kazandığı başarısını 1 Kasım seçimlerinde de tekrarlayıp çözüm üretmesine bir şans tanıyoruz. Bunun için 2013’te başlatılan ateşkes süreci konumuna çekiliyoruz şeklinde tekrarlaması çağrısında bulunuyorum. HDP’nin 7 Haziran seçim başarısından sonra böyle bir açıklamanın yapılmamış ve yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilmemesi duyarlılık gösteren birçok kesimce anlaşılabilmiş değil!

Hükümete, 2013’te halkta barış ve çözüm umutlarını yeşertip güçlendiren ve sözlü olarak tekrarlamaya devam ettiği barış süreci koşullarına fiilen dönmesi çağrısında bulunuyorum.
Bu iki tarafın bunu fiilen hayata geçirdiği taktirde çözüm sürecinin devam ettiği koşullarda her kesimin onayladığı ve tekrarladığı gencecik fidanlarımızın ölümlerini duracak, halklarımızda yeniden barışın, huzurun ve çözümün umutlarını yeniden yeşerecek.

Unutmayalım ki, ancak güçlü ve istikrarlı toplumlar çözüm üretebilir. Çözüme bir adım kalmıştı.

Gelecekte, Arap coğrafyasında devam eden 21. Yüzyılın soykırımının mağduru halklar gibi vatansız mülteciler durumuna düşmeden, çocuklarımızın yaşayabileceği demokratik bir ülkemizin olabilmesi için O adımı atabilecek güçte olduğumuzu gösterelim.

Mim Yavuz Binbay

Yazının linkleri ;

http://www.kurdistan-aktuel.org/kurdistan/iya-etin-dili-h2512.html

http://www.kurdistan-aktuel.org/siyasetin-dili-makale,850.html

http://www.ikincibaski.com/kose-yazisi/2/siyasetin-dili-ve-rolu.html

http://www.diyarbakiryenigun.com/2015/09/14/siyasetin-dili-ve-rolu/

http://www.ozgurhabergazetesi.com/makale.asp?makaleno=3378

http://www.siirtnews.com/yazar-287-siyasetin_dili_ve_rolu.html

http://www.siirtnews.com/haber-7166-siyasetin_dili_ve_rolu__mim_yavuz_binbay.html

http://mardiniletisimgazetesi.com.tr/?p=7962

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


88 + = 96