Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliğinin Konferans sonuçları

bnBeyt-Nahreyn Arap-Arami Birligi
Cemeʿet ël ʿArap u l-Ârâm fî beyt ël Nehreyn
Union Arabe et Araméen
Mail- araskem@gmail.com web-site : www.beyt-nahreyn.com

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliğinin Konferans sonuçları

Konferansın sonuçlarıyla ilgili kurucu Onursal Başkanımız Mim Yavuz Binbay’la yapılan röportajı sizlere sunuyoruz.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği coğrafyamızda uzun bir süredir devam eden, bölgenin dinamiklerini etkileyen, halklarımıza karşı etnik temizliğe dönüşen provokatif stratejik durumu değerlendirmek ve bu gelişmelerde yukarı beyt-Nahreyn Arap-Arami halklarının konjektürel yapıdaki konumunu ve stratejik hedeflerini değerlendirmek amacıyla Aralık 2014 tarihinde bir konferans düzenlemiştir. Konferansımız aşağıdaki konu başlıklarını ele alınmıştır.

  • Genelde Arap-Arami halklarının dünyadaki konjektürel yapısındaki yeri. Özelde Yukarı Beyt-Nahreyn coğrafyasında Arap-Arami halk topluluklarının kültürel-siyasal ve ekonomik konjektürel konumu.
  • Arap baharı adı altında devam eden Arap Katliamının değerlendirilmesi ve bu konuda birliğimizin izleyeceği stratejinin belirlenmesi.
  • Yukarı Beyt-Nahreyn coğrafyasında değişen demografik ve siyasal konjektürün değerlendirilmesi.
    Yukarı Beyt-Nahreyn coğrafyasında değişen demografik ve siyasal konjektürün benzerlik göstermesi sebebiyle 1914-18 ve 1939-45 dönemleriyle kıyaslamalı değerlendirmesi.
  • Yukarı Beyt-Nahreyn coğrafyasında Arap-Arami halk topluluklarının siyasal-kültürel örgütlülüğü.
    Yukarı Beyt-Nahreyn coğrafyasında Arap-Arami halk topluluklarının aynı coğrafyadaki diğer halkların (Kürtler, Ermeniler, Türkmenler ve dinsel azınlıklar) dinamikleriyle ve siyasal örgütleriyle ittifak politikaları.
  • Kültürel-siyasal-ekonomik Stratejik hedefler.
  • Dil, edebiyat, tarih alanındaki çalışmaların değerlendirilmesi ve program oluşturulması.
    Siyasal çalışmalar programının tartışılması. Siyasal alanda izlenecek stratejik hedefler ve yöntemler.
  • Demografik yapının değişmesi sebebiyle değişen demografik yapıya uygun sosyal-kültürel ve ekonomik stratejiler.

Konferansın hazırlık aşamasında Birliğimiz, başta Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliğinin 9 temsilciliği olmak üzere doğal birleşenimiz olarak kabul ettiğimiz tüm Arap-Arami kurumlarının, aktivist ve aydınlarımızın ve halkımızın her bireyinin öneri ve düşüncelerini alınıp konferansımızda özenle değerlendirilmiştir.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliğinin kuruluş amacı nedir? Bu grubun oluşum fikri nerden çıktı?

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliğinin birinci değerlendirme konferansı Aralık 2014’te yapıldı. Konferansta Birliğin çalışmaları ve sonuçları değerlendirildi. Elde edilen sonuçların kalıcı olması ve geliştirilmesi alanında büyük eksiklikler tespit edildi. Çünkü elde edilen kazanımların siyasal alanda temsilcisinin olmaması kazanılan haklarında korunması ve kalıcılaşmasını belirsizleştiriyor. Ayrıca siyasal temsilcilerince politikalar üretilip politik alanda seslendirilip tartışılmadıkça sanki Arap-Arami halklarının hiçbir talebi yokmuş algısı uyanmaktadır. Ne yazık ki bugün tüm politik kesimlerce hatta doğal müttefik olması gereken kesimlerce bile bu algı dillendirilmektedir.

Yüzyıllık asimilasyoncu baskının zulmünden dolayı varlığımızı koruyabilmek amacıyla kurduğumuz derneklere adımızı veremedik yaşadığımız şehirlerin ismini kullanarak ( Mardinliler-Siirtliler-Hataylılar derneği gibi) örgütlenmemizi sürdürdük. Şehirlerimizin ismi yakın geçmişe kadar bizi temsil ediyordu. Mardin, Siirt dedin mi, Arap halkı akla geliyordu Arap şehirleriydi. Ancak son dönemlerde demografik yapı değişti artık aynı anlama gelmiyor. Bu tür örgütlenmeler bizleri temsil etmekte bizleri yansıtmada yetersiz kalıyor. Ve Türkiye’nin üçüncü büyük halkı, hiç örgütlenmemiş gibi sayılarak örgütsüz gözüktüğü için yok sayılıyor.

Bugün Türkiye’de, 7 milyona yakın Arab-Arami kökenli insanımız yaşıyor. Ülkenin toplam nüfusunun % 10 unu oluşturan bu insanlarımızın yerel bazda bazı dernekleri olmasına rağmen, kapsamlı bir temsili bulunmamaktadır.

Ne yazık ki bu güne kadar Arab-Aramiler bu siyasi kulvarda kendi etnik-kültürel ve siyasal taleplerini yansıtabilecek, politikalar üretebilecek bir örgütlülük ve kararlılık sürecine ulaşamamıştır. Bu sebeple taleplerini yansıtamamış dolayısıyla ne siyasi partilerin ne de grupların programlarına yansıyamamıştır. Kendisine en az zarar vereceğini düşündüğü ehveni şer olarak gördüğü siyasi hareketlerin Pasif bir destekçisi olmuştur. Bu sebeple siyasi partiler tarafından ka’âle alınmamış yok sayılmış ve inkâr edilmiştir. Dolayısıyla taleplerini yansıtamamış ve ittifaklar cephesinde yerini alamamış red ve inkâr politikalarının yedeğine düşmüştür. Kulaktan kulağa söylenen dedikoduların oyuncağı haline getirilmiştir.

Bu politikasızlık sebebiyle, Türkiye’nin, Türkler ve Kürtlerden sonra üçüncü azınlığı olmasına (Türkiye nüfusunun %10’nu), Türkiye Cumhuriyetinin dört kurucu unsurundan biri (Türk, Kürt, Arab ve Çerkez) olmasına rağmen halen red ve inkâr edilerek yok sayılmaktadır. Türkiye’deki hiçbir siyasi partinin programında ve ittifaklarında yer alamamaktadır.

Bu eksikliği gidermek ve demokratik taleplerimizi legal bir zeminde dile getirmek için partileşme çalışması kararı alındı. Bu karar Türkiye’de (Yukarı Beyt-Nahreyn) Arap halkı için etnik-kültürel kimliğini kullanarak siyasal alana yansıması ilk olması anlamında tarihi bir karardır.

Arap-Arami Birliğinin Partisi’nin ideolojik çizgisi ne olacak, yani diğer partilerden farkı nedir?

Şimdi biz ideolojik bir parti olmayacağız, ulusal etnik-kültürel bir parti, bütün Arap-Arami halklarını etrafında toplayan bir parti olmak istiyoruz. O açıdan diğer partiler ’den farklarımız olacak. Diğer partiler daha çok ideolojik kesimlerin toplandığı, ideolojik katı kuralları olan, her ne kadar geniş kesimleri katmaya çalışsalar da belirli bir ideolojinin partileridirler. Biz öyle olmayacağız. Biz Arap-Arami halklarının bütün katmanlarını temsil etmek etnik ve kültürel sorunlarıyla ilgili siyaset üreten ve elde edilen kazanımların kalıcı olmasını hedefleyen siyasal temsilcisi olmak istiyoruz.

Günümüzde Arap coğrafyasındaki Arapların durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Bu konu konferansımızın en önemli konularından biriydi ve büyük bir hassasiyetle değerlendirildi. Her şeyden önce biz Türkiye sınırları içinde yer alan Arab-Arami halkları ile diğer Arap devletlerindeki Arap-Arami halklarının durumundaki farklılıkların altını çizmek gerek.

Biz Türkiye’deki Arab-Arami halkları yüzyıldır yok sayılıyoruz, varlığımız kabul edilmiyor, asimilasyon ve politik baskı politikalarıyla varlığımız yok edilmeye çalışılıyor. Biz Türkiye’deki Arap-Arami halkları varlığımızı koruma ve kabul ettirme mücadelesi veriyoruz. Bu konuda demokratik legal mücadele olanaklarımızın artık var olduğunu ve bu olanakları kullanarak varlığımızı güçlendirmemiz gerektiği sonucuna vardık. Yani Türkiye’deki Arap-Arami halklarının mücadelesi var olma, varlığını kanıtlama mücadelesidir. Bu amaçla konferansımızda çeşitli kararlar alındı.

Arap coğrafyasının genelinde ise tıpkı 1914-19 ve 1939-1945’teki gibi küresel provokasyon politikalarının olduğu değerlendirildi. Bilindiği gibi bu katliam savaşlarında Ermeni-Süryani ve Yahudi olmak üzere 20. yüzyıla insanlık suçu olarak damgasını vuran üç soykırım yaşanmıştır.

Günümüzde Arap coğrafyasında Arap Baharı adı altında başlatılan Arap soykırımına dönüşen politikalar 20. yüzyıla damgasını vuran soykırımlara benzer 21. yüzyıla insanlık suçu olarak damgasını vuracak bir soykırım girişimi olarak değerlendirilmiştir. Bu güne kadar bu coğrafyada katliama uğrayanların sayısı BM genel sekreterinin de belirttiği gibi 7 milyonu aşmış göç edenlerin sayısı ise 15 milyonu aşmıştır. Bu bir soykırımdır. Bu soykırımı lanetliyoruz ve derhal durdurulmalıdır. Bunun için bölgedeki tüm yabancı güçler çekilmeli ve küresel güçlerce desteklenen terörist güçlere verilen desteklere son verilmelidir.

Arap coğrafyasında Araplar arasında nasıl bir ilişki ağı var? Siz bu ilişki ağının neresinde olacaksınız.

Şu ana kadar Türkiye parçasındaki Arab-Arami halklarının etnik-kültürel kimliklerini kullanarak sadece dernekleşme düzeyinde birkaç yıldır başlayan örgütlemeleri mevcut. Birliğimiz daima tüm örgütlemelere özgünlüklerine saygıyla ve dayanışma temelinde yaklaşım göstermiştir ve bu yaklaşımını sürdürecektir. Kurulmuş ve kurulacak tüm Arab-Arami örgütlemelerine aynı demokratik yaklaşımını sürdürecektir. Biz tüm Arab-Arami örgütlerine bir bütünün ortak ama nüans özgünlüklerini dahi koruyarak var olmaları ve güçlendirilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Tüm Arap-Arami örgütlerini bütünlüğümüzün olmazsa olmaz bileşenleri olarak görüyor ve ihtiyaç duydukları tüm destekleri koşulsuz olarak sunmaya hazırız ve hazır olacağız.

Diğer Arap ülkelerine gelince bizler onlarla sadece kültürel işbirliği ve dayanışma temelinde bir ilişki sürdüreceğiz. Siyasal anlamda biz Türkiye coğrafyasında yer alan asal bir halkız ve bu özgünlüğümüzü koruyacağımız gibi bu özgünlüğümüze saygı gösterilmesini bekliyoruz. Tıpkı İsviçre’deki Fransız kantonlarıyla Fransa devletinde veya Alman kantonlarıyla Almanya devletinde olduğu gibi bir anlayışa sahibiz. Biz Türkiyeli Arap ve Aramileriz. Bu ülke Türklerin-Kürtlerin-Ermeniler-Yahudiler-Lazlar-Çerkezler vd. Halkların olduğu gibi bizimde ülkemizdir.

Biz yukarı Beyt-Nahreyn/Türkiye Arap-Arami halklarını bu coğrafyada temsil etmeyi hedefleyen, onların bu coğrafyadaki özgün sorunlarını temel alıp politika üreten bir parti olacağız. Araplar birinci dünya savaşında kendi rızaları dışında parçalandı. Bu coğrafyanın küçük bir parçası olarak (Siirt-Tillo (Se’ert, is’îrd), Mardin (Erdobe, Tidu, Merdin, Merdo, Merdi, Merda ), Midyat-Estel ( Mizyez), Ömerli ( Mâ’aserté), Savur, Cizre ( ceziretûl ibni amer), Nusaybin (Nasibey, Nsibîn), Idil (Beyt-Zebday), Silopi, Batman ( İloh, Hasan el keyf), Sason, Kozluk, Urfa (Er-Ruha-Urhai-Orhoy ), Kilis, Antep ( Ayintap-Kala-ı Füsus), Hatay (Antakya), Iskenderun, Diyarbakır (Omid, Amid, Emid, Diyar el bekr), Elazığ ( El-eziz, Xarpot, Harput), Van (Tuşba). Kızıltepe (Dunaysır), Beyt ül Şebab, Adana, Mersin, Vd) irademiz dışında Türkiye sınırları içinde kalarak halkımızın ve coğrafyamızın diğer parçalarından koparıldık. Bizlerin Arab-Arami coğrafyasının diğer parçalarındaki partilere karşı dayanışmacı, yurtsever bir bakışımız olacak. Arap-Aramilerin kendi aralarında göstermelik değil reel ve uygulanabilir bir birliktelik oluşturmasını çok elzem olduğunu düşünüyoruz. Siyasi yapılanmamız siyasal demokratik çoğulculuğu esas alacaktır. Bu anlamda İsviçre’nin demokratik ve siyasal yapısını örnek alıyoruz.

Birliğimiz ilk kurulduğunda “Siz başkalarına karşı mı kuruluyorsunuz?” „Neden şimdi bu çalışmayı yapıyorsunuz?“ gibi anti-demokratik tekçi anlayışları esas alan kesimlerin tepkileri ile karşılaştık. Hayır. Ne Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği nede partileşmemiz kimseye alternatif olmak için kurulmadı, kurulmuyoruz. Çoğulcu demokratik siyaset içinde halkımızın demokratik taleplerinin ve haklarının temsilcisi olmak istiyoruz.

Önümüzdeki seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu aşamada Arap ve Arami halklarının somut çıkarlarını öngören politikalar üreterek halkımızın değerlendirmesine sunmak istiyoruz. Diğer partilerin bu programlardan yararlanarak halklarımızla ilgili yaklaşımlarını ortaya koymalarını hedefliyoruz. Bu aşamada tüm partilere eşit mesafede olacağız. Tüm partilerden halklarımıza yaklaşımlarını programlarına ve seçim bildirgelerine yansıtmalarını ve hayata geçirmeleri çağrısında bulunuyoruz. Kerhende olsa Arap kelimesini kullanmaktan kaçınan politikacılara bu durumlarını gözden geçiemeye çağırıyoruz.

Biz seçim süreçlerinde bütün Arap-Arami halklarını kucaklamayı ve demokratik-siyasal-kültürel haklarını savunmayı ve korumayı önümüze hedef olarak koyduk. Şimdiye kadar hiçbir parti veya grupla ittifakımız veya ittifak görüşmelerimiz olmamıştır. Ancak halklarımızın sorunlarını esas alan ilkeli ittifaklara her zaman açık olduğumuzu, tekçi anlayışlarla ilkesiz sadece kafa kol ilişkilerine dayalı ilişkilere ise kapalı olduğumuzu deklere etmek istiyoruz.

Kürt sorununa ilişkin çözüm öneriniz nedir?

Son dönemlerde sanki Türkiye’de bir tek kültürel ve etnik sorun varmış gibi bir algı oluşmaya başladı. Tabi ki Kürt kardeşlerimizin ve diğer etnik grupların haklı taleplerini meşru görüyoruz ve destekliyoruz. Ama bu ortak paylaştığımız coğrafyayı 1923’lerde Türk kardeşlerimizin yaptığı gibi tek başına sahiplenme ve diğerlerini görmezlikten gelerek red-inkâr ve yok sayma politikasını hiçbir hal ve şartta haklı gösteremez ve kabul edilemez. Bir halkı yok saymak politikası haklı olarak varlığını kanıtlama mücadelesini meşrulaştırır. Bunu Kürt kardeşlerimiz kendi tecrübeleriyle çok iyi biliyorlar. Bu sebeple meşru mücadelemizde tüm kardeşlerimizle ( Türk, Kürt, Ermeni, Çerkez vd.) meşru mücadele zemininde birlikte mücadele etmeyi öneriyoruz. Biz kimseye karşı ve alternatif bir yapılanma değiliz ve olmayacağız, kimsenin de bize karşı olmamasını ve alternatif olarak görmemesini diliyoruz.

Uzun bir süredir gündemde olan çözüm süreci neyi çözmeyi hedefliyor? Kuşkusuz Kürt halkının sorunlarında bir iyileştirmeye gidebilmesi bile önemli ve büyük bir kazanımdır. Ancak Türkiye’deki tüm etnik ve dinsel sorunları yok sayıp üstünü örtercesine sadece Kürt sorunuyla sınırlamak ne Kürt halkı nede Türkiye’nin etnik-kültürel-dinsel sorunlarına çözüm getirmeyecektir. En önemlisi çözüm süreciyle Türkiye’deki etnik-kültürel ve dinsel sorunlara bir çözüm hedefleniyor mu? Yoksa sadece “tamam benle sen ittifak yapalım diğerlerine karşı güç kazanalım yaklaşımımdır?” bu olguya pratik yaklaşımlarla açıklık getirilmelidir. 1923’teki gibi söz uçar uygulama ve sonuçları kalır.

Deyim yerindeyse önceleri Türkiye’nin (Türklerin) Kürt, Arap, Çerkez, Laz, Süryani, Ermeni, Hristiyan, Alevi vb. sorunları vardı. Çözüm süreci tüm bu sorunları çözmeyi hedefleyen bir süreç olmalıdır. Yoksa Türkiye’de deyim yerindeyse Türklerin ve Kürtlerin ittifakıyla oluşacak bir iktidarın önümüzdeki yüzyıl boyunca Arap, Çerkez, Laz, Süryani, Ermeni, Hristiyan, Alevi vb. sorunları olmaya devam edecek. Yani bu topraklarda her zaman olduğu gibi hiçbir sorunu çözmeden sorunları bir yüzyıl daha ertelemek olacaktır.

Bu zifiri karanlık dönemde bölgenin asal halklarının dinamiklerinin birliğiyle geleceğe düşmanlık taşıyan değil, ilkelere dayalı demokratik ittifak ve birlikleri taşıyacak bir köprü kurmak olmalıdır.
Birincisi Kürt sorununun şiddetten arınmasını istiyoruz. Farklı düşünen bütün Kürtlerin ilkesel temelde demokratik bir anlayışla ortak hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kürt ulusuyla birlikte bu coğrafyadaki tüm azınlıkların da sahipleneceği bir idari yapılanmayla (koşullara göre eşitliğe dayalı federe, konfedere ) kendilerini özgür bir şekilde yönetmelerini hedefleyen bir yapılanmanın esas alınmasına ihtiyaç vardır. Biz bu konuda coğrafik federasyonun uygun olduğunu düşünüyoruz. Kopenhag Kriterleri’nin yerine getirilmesi lazım.

Bu amaca ulaşmak için beyt-nahreyn/Türkiye parçasında Arap-Arami halklarının temsilini yansıtan bir siyasal parti oluşturma ihtiyacı hisseden tüm dinamiklere birlikte partileşme çağrısı yapmayı bir görev ve sorumluluk olarak görmekteyiz. Konferansımız bu amaçla bir komisyon kurulmasına karar vermiştir. Birliğimiz bu doğrultuda gelebilecek her türlü somut öneriye açık olduğunu bir kez daha beyan eder. Bu amaçla araskem@gmail.com adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

Birliğimiz, Arab-Arami halkları bu coğrafyada yaşayan tüm halklarla ve siyasi temsilcileriyle diyalog ve ulusal demokratik prensipleri esas alan samimi-ilkeli ittifakların gerçekleştirilmesine büyük değer biçtiğini de önemle vurgulamaktadır.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birligi
Cemeʿet ël ʿArap u l-Ârâm fî beyt ël Nehreyn
Union Arabe et Araméen

Linkler ;

http://www.siirtnews.com/haber-6351-beytnahreyn_araparami_birliginin_konferans_sonuclari.html

http://www.kurdistanaktuel.com/kurdistan/konferan-h1860.html

http://www.milliyet.com.tr/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-diyarbakir-yerelhaber-601357/

http://www.haberler.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-6926575-haberi/

http://www.diyarkapi.com/yurttan-haberler/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-h3391.html

http://www.haberekspresi.net/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-277017h.htm

http://www.haberler.com/siirt/

http://www.yerel.biz/21/diyarbakir/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor/111552/

http://www.habermrt.com/politika/turkiyeli-araplar-partilesme-surecine-girecek-h324388.html

http://www.turkpolitik.com/haber/3082/araplar-da-partilesiyor

http://www.haberler.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-6926575-haberi/

http://www.mansethaber.com.tr/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-105823h.htm

http://www.iha.com.tr/diyarbakir-haberleri/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-diyarbakir-983036/

http://www.pusulahaber.com.tr/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-155969h.htm

http://www.samsunahaber.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-310681h.htm

http://www.sondakika.com/haber/haber-turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-6926575/

http://canakkalehaber.com/politika/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor

http://www.ogunhaber.com/haber/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-haberi-399046h.html

http://www.haberx.com/turkiyeli_araplar_da_partilesiyor%2817,n,11808731,102%29.aspx

http://www.haberordu.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-114948h.htm

http://www.haberfx.net/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-haber-1925284/

http://www.samsunhaberim.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor/

http://www.haberflash.com/TURKIYELI-ARAPLAR-DA-PARTILESIYOR-358846.html#.VM9-gC71qTI

http://www.inegolonline.com/haber/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-256431

http://www.muglabuyuksehirgazetesi.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-23588h.htm

http://www.dogurehberi.com/politika/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-h664647.html

http://www.politikars.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-287913h.htm

http://www.haber35.com.tr/politika/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-h302137.html

http://www.ajansmanisa.com/561480-haber-turkyel-araplar-da-partleyor

http://beyazgazete.com/haber/2015/2/2/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-2529841.html

http://www.toplamhaber.com/Turkiyeli-Araplar-da-Partilesiyor/ky631252/

http://www.kent50.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor.html

http://yurthaber.mynet.com/diyarbakir-haberleri/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-1669876

http://www.karamanca.net/haber/317005/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor.html

http://www.habertadinda.com/politika/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-h95042.html

http://www.dogudanhaberler.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-144732h.htm

http://www.arcaajans.com/haber/guncel/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor/671593/

http://www.malatyagercek.com/politika/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-h751808.html

http://www.yurtgundemi.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-haberi-12915184.htm

http://www.olay53.com/haber/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-190127.htm

http://www.duyarsiz.org/haber/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor_h150183.html

http://www.yurtgundemi.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-haberi-12915184.htm

http://www.merhabahaber.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-361094h.htm

http://www.haber3.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-3174252h.htm

http://www.merhabahaber.com/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-361094h.htm

http://haberciniz.biz/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-3483869h.htm

http://www.bugun.com.tr/son-dakika/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-haberi/1470109

http://www.olay53.com/haber/turkiyeli-araplar-da-partilesiyor-190127.htm

http://www.ajansmanisa.com/561480-haber-turkiyeli-araplar-da-partilesiyor

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


8 + 1 =