Niyet ve ince çizgi – Mim Yavuz Binbay

portreBugün Kürdistan-Aktuel sitesinde sevgili Hüseyin Kaytan’ın bir yazısını okudum. Yazıda geçen bir cümlelik belirleme beni yıllardır yazmam gerektiğini düşündüğüm ciddi ve aynı zamanda Güneş Dil Teorisi gibi tehlikeli bir mecraya sürükleyen bilgi kirliliği ile ilgili bir konuda yazmama vesile oldu.

Cümle aynen söyle siteden kopyalayarak aktarıyorum « Eski Süryani Kürtler derlermiş ya, “Xwezî tu destgirtiya min bûwayî, ku min tu bi yekî dî bidayî. Lê ez çi bikim, tu maka min î, û min mical bi te nîne.” . Sevgili Hüseyin Kaytan’ı tanırım hassas ve dürüst bir kişiliğe sahip bir insan olduğunu da bilirim. Bunu bir kötü niyetle güneş Dil Teorisinin etkisinde kalarak şoven duygularla yazdığına da inanmadığımı baştan belirtmek istiyorum. Ancak son dönemlerde, yukarı-Mezopotamya’da yaşayan herkes Kürt’tür gibi bir anlayış hızla yayılmaktadır. Bunun en bariz örneği her düzeyden birçok kişi, kurum ve şahsiyetler Yahudi Kürtlerden rahatlıkla bahsedebilmektedir. Bu tam bir ironidir çünki;

Önce sevgili Hüseyin Kaytan’a şu hususu hatırlatmak istiyorum, Süryani Kadim halkının 5’000 yillik belgelere dayalı Beyt-Nahrin (Mezopotamya) kültürünün kurucusu ve asal sahibidir. Köken olarak Sami kültürünün (Süryani-Arab-Ibrani/Yahudi) ana kaynağıdır. Bir etnisitedir bir etnisitenin alt grubu değildir hatta etnisiteler ( Arab-İbrani) grubuna kaynaklık eder. Kürtler ise Hint Avrupa dil grubuna bağlıdır ve Sami halk topluluklarıyla birlikte ayni coğrafyada yaşamaktan başka akademik bir kültürel bağı yoktur. Ancak birçok etkileşim olduğu bir gerçekliktir. Dolayısıyla “eski Süryani Kürtler” tabiri yanlıştır. Sevgili Hüseyin’i tanımazsam 1914 öncesi ve sonrası bu kardeşlerimizi aşağılamak için kullanılan “Fillayemin” (Kâfirim) kelimesini kullandığı zannını oluşturabilirdi.

Yahudi Kürt sorununa gelince; Yahudiler/İbraniler tıpkı Süryani ve Arablar gibi Sami halk topluluğundandır. Etnisite ve kültür olarak İbrani olarak adlandırılan bu topluluk Yahudilik diniyle bütünleşerek Yahudilik bir din olmasına rağmen etnik dinsel bir tanımlamaya dönüşmüştür. Yahudiliğin temel ilkelerinden biri çok açık net ve en ufak bir tolerans göstermez, “Yahudi olabilmek için Yahudi bir anne veya Yahudi bir babadan doğmak gerekir sonradan Yahudi olunamaz”. Başka dinden gelenleri kabul etmeyen ve misyonerliği olmayan tek din Yahudiliktir. Tarihte Hazar devleti kral tarafından devletin resmi dinini Yahudilik olarak ilan etmesine ve o dönemde Hazar devletinde yaşayan halkı zorla Yahudiliği kabul etmesine zorlamasına rağmen Yahudiler Hazarileri Yahudi olarak kabul etmezler. Bunun sebeplerinden biride kendi etnik gruplarını (hatta diğer iki Sami halkı olan Arablar ve Süryanileri de dışında tutarak) Allah’ın seçilmiş halkı olarak kabul etmeleridir. Bu seçilmişlik sadece kendi etnik gruplarına verildiğini kabul ederler. Dolayısıyla İbrani olmayanı Yahudi olarak kabul etmemektedirler. Kürt’ler İbrani olmadıklarına göre Kürt Yahudi iddiası ne amaçla yapılıyorsa yapılsın çok ama çok eğrelti duruyor. Hele hele bu belirlemeler Kürt Süryani, Kürt Yahudi ve daha sonra Beyt-Nahrin’in (Mezopotamya) diğer halkları olan Kürt Arab, Kürt Ermeni’ye varırsa ( ki bu hızla devam ederse varacağa benziyor) Güneş Dil teorisinin Sümerler Türk’tür veya Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkes Türk’tür anlayışına varır. Bu tehlikelidir!

Bu tanımlama, Kürtçe konuşabilen herkes Kürt’tür mantığıyla yapılıyorsa bu da tehlikelidir çünkü yukarı- Mezopotamya’da yaşayan Arab-Süryani ve Ermenilerin büyük bir çoğunluğu Kürtçe konuşabilmektedir ama Kürt Değildirler!  Tıpkı, İngilizce konuşan herkesin İngiliz olmadığı gibi Kürtçe konuşabilen Süryaniler, Arablar ve Ermeniler Kürt değildir. Veya 1914 katliamı öncesi Omid’de (Diyarbakir), Se’érd, is’îrd (Siirt)veya Urhoy,Ruha (Urfa) da yaşayan Yahudi/İbraniler bu şehirlerde yaşamış olmaları savıyla Kürt oldukları iddia ediliyorsa bu da şekilde yanlış bir belirlemedir.

Geçtiğimiz bu hassas süreçte, bu tür yanlış belirlemeler yaygınlaştığı takdirde etkilerini bir asır silmek mümkün olmamaktadır. Bu coğrafyada yaşayan halklar ( Kürtler-Arablar-Süryaniler-Ermeniler) zaten buna benzer birçok yanlış belirlemelerden dolayı bir asırdır muzdarip durumdadır. Bunlara yenilerini eklememek ve hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyorum.

Mim Yavuz Binbay

Arab-Arami Birliği Sözcüsü

araskem@gmail.com

 

http://www.gelawej.net/index.php/konuk-yazarlar/12055-2013-09-04-19-55-04.html

http://www.kurdistana-bakur.com/modules.php?name=News&file=article&sid=7418

http://www.diyarbakiryenigun.com/niyet-ve-ince-cizgi.html

 

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


79 + = 84