KORONAYLA ETKİN MÜCADELE VE 65 YAŞ KARMAŞASI – Mim Yavuz Binbay

Tüm dünyada ciddi sağlık, ekonomik ve siyasal sarsıntılara sebep olan korona virüs pandemisine karşı birçok ülke çaresiz kaldı, birçoğu da hala ciddi sorunlarla karşı karşıya.

1950 ve sonrası doğumlular geçen yüzyılda yaşanan 5 pandemiyi annelerinin veya ninelerinin anlatımıyla biliyor.

Avrupa’da, İtalya, ispanya ve İngiltere gibi ülkeler ekonomik, siyasal ve sağlıkta tam anlamıyla bir çöküş yaşadı. Çok az ülke etkin tedbirler alarak belirli ölçüde pandeminin yayılmasını kontrol altına alabildi. Yaygın bir hastahane ağına, yeterli sağlık elamanlarına sahip olmanın avantajına sahip ve bu avantajı kendi yöntemiyle etkin bir şekilde kullanabilen Türkiye’yi de bu ülkeler arasında sayabiliriz.

Ancak bu etkin mücadele ve olumlu sonuçlara rağmen bu etkili mücadeleye gölge düşürecek, işgüzarlıkla mı yoksa art niyetle mi uygulamaya konulan ve hala uygulamada tutulan anlaşılması güç, üçüncü dünya ülkelerinde bile görülmeyen bazı uygulamalar birçok eleştiriye rağmen hala ısrarla uygulamada tutulması anlaşılır olmadığı gibi elde edilen prestijli sonuçlara gölge düşürmektedir. Türkiye gibi yaş ortalaması 75’in üzerinde olan bir ülkeye yakışmamaktadır.

Söz konusu uygulamada, bize ilkokulda elma ile armut toplanmaz misali 65 yaş ile 85-90 yaş bir kefeye konmuştur. Bu konuda en ilginç garabet uygulamayı hafifletmek için 65 yaşta dâhil seyahat ederken refakatçi eşliğinde ve gideceği yerde bir ay kalması zorunluluğu olarak belirtebiliriz.

Bu uygulamayı zorunlu kılanlara soruyorum, eğer birlikte yaşamıyorlarsa hangisi anne ve babaları dâhil olmak üzere bir aylık bir ziyareti gerçekçi buluyor. Hangi ebeveyn kendi düzeninden bir ay uzakta kalmak ister?

Hele zorunlu bir iş seyahati veya kısa süreli zorunlu bir ziyaret ise bir ay nerede barınacak otelde mi?

Meclis üyelerinin, iş dünyasının vb. üçte biri, 65 yaş veya üstüdür onları bu uygulamaya tabi tutmak makul müdür?

Bu uygulamayı öneren bilim kurulu üyesi, politikacı veya bürokrat her kimse 65 yaşında bakıma ve refakatçıya ihtiyaç duyan kaç insan tanıyor?  Benim çevremde gayet sağlıklı, refakatçiye ihtiyaç duymadan seyahat edecek, yaşamın çeşitli alanlarında etkin bir biçimde 65-70 yaş arası yüzlerce insan tanıyorum.

Ben 63 yaşındayım ve işim gereği dünyanın üçte birine seyahat ediyorum. Bu seyahatlerimin hiç birinde refakatçiye ihtiyaç duymadım, ağır kronik bir rahatsızlığım olmazsa iki yıl veya on yıl sonrada duyacağımı sanmıyorum.

Bugüne kadar seyahat ettiğim ülkelerdeki uygulamaları araştırdım hiçbirinde benzeri bir uygulama yok. Ama Türkiye’deki her seyahatimde uçuş kartımı almak için kimliğimi uzattığımda bankodaki her görevli şöyle bir süzerek siz 63 yaşındasınız diye soruyor. Niye soruyorsunuz dediğimde sormak zorundayız uygulama böyle diye cevaplıyor.

Kuşkusuz hepimiz gerekli kurallara eksiksiz uymamız gerekiyor. Ama bu tür anlamsızlıklar karıştırılınca ciddiyet kayboluyor elzem olanda ihmal ediliyor.

65 yaşı 85-95 yaşla ve ağır kronik rahatsızlığı olanlarla bir tutan Türkiye’ye yakışmayan bu garabet dolu uygulamanın yetkililerce biran önce ele alınıp, iptal edilerek ülkemizin gerçeklerine uygun bir uygulamanın getirilmesi elzemdir.

Umarım yetkililer bir an önce ülkemizi bu garabetten kurtarır.