VİYANA SÖZLEŞMESİ ÇERÇEVESİNDE KONSOLOSLARIN YARGI BAĞIŞIKLIĞI – Av. Güney Cuma Can

Büyükelçiler ve konsoloslar devletlerini kabul eden devlet nezdinde temsil eden, vatandaşların haklarını koruyan onların görev yaptıkları ülkelerdeki işlerine yardım eden kamu görevlileridir.  Yaptıkları işlerin niteliği gereği diplomatik dokunulmazlıkları olan bu görevlilerin uluslararası hukukça Viyana Sözleşmesi ile belirlenmiş statüleri, hak ve yükümlülükleri vardır. Suudi gazeteci Kaşıkçının Türkiye’de öldürülmesi üzerine başlayan tartışmalar uluslararası kamuoyunun baskısıyla aydınlatılmak zorunda bırakılmıştır.  Viyana Sözleşmesine göre bir diplomatik temsilciyi istenmeyen adam, persona non grata, ilan ederek sınır dışı edebilirsiniz. Ağır suçlarda yargı kararıyla bir konsolosun tutuklanıp yargılanması da mümkündür. Viya Sözleşmesinin konuyla ilgili maddeleri bu durumu açıklığa kavuşturmaktadır.

Madde 23 – İstenmez ilan olunan kişi

1 . Kabul eden Devlet, her zaman, gönderen Devlet’e, bir konsolosluk memurunun istenmeyen kişi olduğunu veya konsolosluk personelinin başka herhangi bir mensubunun kabul edilmediğini bildirebilir. Gönderen Devlet o zaman söz konusu kişiyi geri çekecek veya duruma göre bu konsolosluktaki görevine son verecektir.

  1. Eğer gönderen Devlet bu maddenin 1. fıkrası hükümleri uyarınca, kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyi reddeder veya makul bir süre içerisinde yerine getirmezse, kabul eden Devlet, duruma göre, söz konusu kişiden Buyrultu’yu geri alabilir veya onu artık konsolosluk personelinden saymayabilir.
  2. Konsolosluk mensubu olarak atanan bir kişi, kabul eden Devlet ülkesine gelmeden önce veya eğer orada daha önce bulunuyorsa, konsoloslukta göreve başlamadan önce istenmeyen kişi ilân edilebilir. Gönderen Devlet böyle bir durumda atamayı geri alır.
  3. Bu maddenin 1. ve 3. fıkralarında zikrolunan hallerde, kabul eden Devlet gönderen Devlet’e kararının nedenlerini bildirmekle yükümlü değildir.

Madde 31 – Konsolosluk binalarının dokunulmazlığı

  1. Konsolosluk binalarının bu maddede öngörülen ölçüde dokunulmazlıkları vardır.
  2. Kabul eden Devlet makamları, konsolosluk şefinin, onun tarafından tayin edilmiş kimsenin veya gönderen Devlet’in diplomatik temsilcilik şefinin muvafakati dışında, konsolosluk binalarının münhasıran konsolosluk işleri için kullanılan kısmına giremezler. Bununla beraber acil koruma tedbirleri alınmasını gerektiren yangın veya sair felâket halinde konsolosluk şefinin zımnî rızası alınmış sayılabilir.
  3. Bu maddenin 2. fıkrasındaki hükümler saklı kalmak üzere, kabul eden Devlet’in, konsolosluk binalarına müsaadesiz girilmesine veya binaların tahrip edilmesine ve keza konsolosluğun huzurunun bozulmasına veya konsolosluğun onurunun kırılmasına engel olmak amacıyla gerekli her türlü tedbirleri almak gibi özel yükümlülüğü vardır.
  4. Konsolosluk binaları, mobilyaları, konsolosluk malları ve keza ulaşım araçları millî savunma veya kamu yararı amaçlarıyla hiç bir çeşit el koymaya konu teşkil edemezler. Bu amaçlarla istimlâk yapılması gerekli ise, konsolosluk görevlerinin yerine getirilmesinin sekteye uğramaması amacıyla uygun tedbirler alınır ve gönderen Devlet’e peşin, adil ve yeterli bir tazminat ödenir.

Madde 41 Konsolosluk memurlarının kişisel dokunulmazlığı

  1. Konsolosluk memurlarının tutuklanmaları veya gözaltına alınmaları, ancak, ağır bir suç halinde ve yetkili adli makamın kararı ile olur.
  2. Bu maddenin 1. fıkrasında öngörülen hal saklı kalmak üzere kesinleşmiş adlî bir kararın uygulanması d ışında, konsolosluk memurları hapsedilemez ve herhangi bir şekilde kişisel hürriyetleri kısıtlamaya tabi tutulamaz.
  3. Aleyhine cezaî bir dava ikame edilen konsolosluk memuru yetkili makamların önüne çıkmak zorundadır. Bununla beraber, dava, konsolosluk memurunun resmî durumu icabı kendisine gösterilmesi gereken saygı ile ve bu maddenin 1. fıkrasında öngörülen hal hariç olmak üzere, konsolosluk işlemlerinin yerine getirmesini en az etkileyecek biçimde yürütülecektir: Bu maddenin 1. fıkrasında zikredilen hallerde, bir konsolosluk memurunun gözaltına alınması kaçınılmaz olduğu takdirde, aleyhine ikame edilecek dava en kısa zamanda açılmalıdır. Madde 42 – Tutuklama, gözaltına alma veya kovuşturma hallerinin yazılı olarak bildirilmesi

Bir konsolosluk personeli mensubunun tutuklanması, gözaltına alınması veya cezaî bir kovuşturmaya tabi tutulması halinde, kabul eden Devlet durumunda konsolosluk şefini en kısa zamanda haberdar etmekle yükümlüdür. Eğer konsolosluk şefinin kendisi bu tedbirlerden birine muhatap tutulmuş ise, kabul eden Devlet bundan gönderen Devlet’i diplomatik yoldan haberdar eder.

Madde 43 – Yargı bağışıklığı

  1. Konsolosluk memurları ve konsolosluk hizmetlileri, resmî görevlerinin yerine getirilmesi sırasında işledikleri fiillerden dolayı kabul eden Devlet’in adlî ve idarî makamlarının yargısına tabi değildirler.
  2. Bununla beraber, bu maddenin fıkrası hükümleri
  3. a) Bir konsolosluk memurunun veya bir konsolosluk hizmetlisinin açıkça veya zımnen gönderen Devlet’in vekili sıfatıyla akdetmediği bir mukaveleden doğan veya
  4. b) Kabul eden Devlet ülkesinde bir taşıt aracının, bir geminin veya bir hava taşıtının sebebiyet verdiği zarar yüzünden üçüncü bir kişi tarafından açılan hukuk davalarına uygulanmaz.

 Madde 44 – Tanıklık yapmak yükümlülüğü

  1. Konsolosluk mensupları adlî ve idarî davalar sırasında tanıklık yapmağa çağrılabilirler.

Konsolosluk hizmetlileri ve hizmet personeli mensupları bu maddenin 3. fıkrasında zikredilen durumlar dışında, tanıklık yapmayı reddetmemelidirler. Bir konsolosluk memuru tanıklık yapmayı reddettiği takdirde, ona hiçbir zorlayıcı tedbir veya başka müeyyide uygulanmaz.

  1. Tanıklığı talep eden makam, konsolosluk memurunun görevlerinin yerine getirilmesini sekteye uğratmaktan kaçınmalıdır. Bu makam mümkün olduğu takdirde her defasında, konsolosluk memurunun tanıklıkla ilgili ifadesini memurun ikametgâhında veya konsoloslukta alabilir veya konsolosluk memurunun yazılı beyanını kabul edebilir.
  2. Bir konsolosluğun mensupları görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili olaylar hakkında tanıklık yapmak veya bununla ilgili resmî yazışma ve belgeleri göstermek zorunda değildirler. Konsolosluk mensupları, keza, gönderen Devlet’in ulusal kanunları hakkında bilirkişi olarak tanıklık yapmayı reddetmek hakkına da sahiptirler. Sonuç olarak, diplomatik temsilcilerin suç işleme ayrıcalığı yoktur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


+ 80 = 86