BEYT-NAHREYN ARAP-ARAMİ BİRLİĞİ ERKEN SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği

CemeʿetëlʿArap u l-Ârâm fî Beytël Nehreyn

Union Arabe et Araméen en Mésopotamie

Tel: 0532 345 34 42

Mail- araskem@gmail.com web-site : www.beyt-nahreyn.com

Ülkemizin ve genelde coğrafyamızın küresel güçlerce kurgulanan kaos politikalarına maruz kalması sebebiyle hassas bir dönemden geçtiğinin bilincinde olarak Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği erken seçim kararını ülkemizde demokrasinin şekillenmesinin dönüm noktası olarak değerlendirerek aşağıdaki sonuçları kamuoyuyla paylaşmayı kararlaştırmıştır.

Erken seçim kararını Türkiye demokrasisinin önünde duran engelleri aşma ve yeniden inşa etme kararı olarak değerlendiriyoruz. Bu anlamda tüm toplumsal dinamikleri ve siyasi partileri güçlü bir şekilde destek vermeye ve katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Bu ülkenin toplumsal dinamiklerinden olan Beyt-nahreyn Arap-Arami Birliği olarak ilkeli ittifaklar çerçevesinde güçlü bir destek vermeye hazırız.

Her seçim döneminde doğal olarak her siyasal parti ve gruplar vaatlerini ve taleplerini belirler ve açıklarlar. Buna bağlı olarak, partileşme gücüne ulaşmış olanlar toplumsal yapıdaki grupların yansıttığı talepler doğrultusunda vaatlerde bulunur çeşitli ittifaklar kurar ve destek isterler.

Ben güçlüyüm, zaten kendime göre oluşumlarda oluşturmuşum her kesimi temsil ediyorum her kesim gelip bana tabi olsun anlayışı, tekçi ve dayatmacı bir yaklaşımın ifadesidir. Böylesi bir yaklaşım tarzı bizce diyalogun ve ilkeli ittifakların yolunu kapatmak anlamını taşımaktadır. Çünkü her halk kendi özgün yapılanmasıyla temsil edilir. Bu tür anlayış sahiplerine şunu hatırlatmakta fayda vardır. Bu gücü elde etmenizde tüm toplumsal dinamiklerin katkıları vardır. Bu coğrafyada siyasal güç haline gelebilmiş tüm yapılanmalarda istisnasız Türkün, Kürdün, Arap’ın, Çerkez’in, Ermeni’nin, Süryani’nin… 26 etnisitenin şu veya bu şekilde katkısı vardır!

Ortaklığın temellerini kuracak diyalog ve ittifaklar bu yaklaşımlarla sürdürülmelidir. Ancak o zaman bizim dışımızdakilerin var olduğunu ve bizim sahip olmayı istediğimiz haklarımız kadar bizim dışımızdakilerin de haklarıyla var olmaları gerektiği algısını oluşturarak ittifakların temellerini oluşturabiliriz.

Bu elzemdir çünkü tarafların birbirine kendilerini anlatma ve birbirlerini (sorunlarını ve taleplerini) tanıma evresine ihtiyaç vardır. Gözlemlediğimiz bazı olaylar bunun kavranmadığını gösteriyor.

Araplar, her ne kadar partileşme süreçlerini tamamlayamamışlarsalar,  son dönemde siyasi kulvarda artık kendi etnik-kültürel ve siyasal taleplerini yansıtabilecek, politikalar üretebilecek en azından varlığını ve buna dayalı taleplerini siyasal etik kurallar çerçevesinde kararlılıkla dile getirebilecek bir örgütlülük ve kararlılık sürecine ulaşmıştır. Bu sebeple artık siyasi partilerden karşılığı olmayan boş sologanvari sözler yerine taleplerinin programlarına yansıdığı ve ilkeli ittifak yaklaşımları beklemektedir.  Artık ehveni şer olarak gördüğü siyasi hareketlerin Pasif bir destekçisi olmayacaktır.

Türkiye’nin, Türkler ve Kürtlerden sonra üçüncü azınlığı olmasına (Türkiye nüfusunun %12’sine), Türkiye Cumhuriyetinin dört kurucu unsurundan biri (Türk, Kürt, Arap ve Çerkez) olmasına rağmen halen ret ve inkâr edilerek yok sayılmaktadır. Türkiye’deki hiçbir siyasi partinin programında ve ittifaklarında yer alamamaktadır. Siyasi gruplar ve liderleri, politikacılar konuşmalarında, demokrat gözükebilmek amacıyla birçok azınlığın isimlerini zikrederken sehven de olsa Arap halkının ismini kullanmamaya gayret göstermektedirler.

Arap ve Arami Birliği olarak, Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bugüne kadar uygulanan halklarımızı ve kültürel varlığımızı görmemezlikten gelen, ilkeler çerçevesinde ittifak çağrılarımızı yanıtsız bırakan senaryoların tarafı olmayacağız. Ne yazık ki hali hazırda tüm siyasi partilerin tavırlarında eski senaryoların tekrarını gözlemliyoruz. Unutulmamalı ki bizler bin yıllardır bu coğrafyadayız ve bin yıllar boyunca da kültürümüzün temelini teşkil eden Barış ve Kardeşlik anlayışıyla var olmağa devam edeceğiz. Tüm siyasi aktörlere, bizler bu coğrafyanın demografik, kültürel, siyasal bir aktörü olduğumuzu ve her geçen gün daha etkili bir aktörü olmaya devam edeceğimizi hatırlatmak istiyoruz.

Daha önceki açıklamalarımızda ilkeli bir ittifak ve adil bir temsiliyet koşulları oluşmadıkça hiçbir siyasi parti veya gurubun yedeği olmayacağımızı açıklamıştık. Birliğimiz, “Arap-Arami halklarına bu seçimlerde onların etnik-kültürel haklarını tanımayan ve esas almayan politikalara destek vermemelerini, hangi politik parti ve grupta yer alıyorlarsa etnik-kültürel haklarını dile getirerek mensup oldukları politik yapıya yansıtmaları çağrısında bulunuyoruz.” Bu çağrı sonucunda birçok alanda ilk defa halkımızın varlığının ve taleplerinin dillendirilmesini bu aşamada büyük bir kazanım olarak değerlendiriyoruz ve önemsiyoruz.

Bu aşamadan sonra bir ilke olarak bu stratejimizi sürdüreceğimizi paylaşmak istiyoruz. Bu bağlamda tüm siyasi aktörlere münipilatif karşılığı olmayan söylemlerle değil, ilkeli somut ittifaklar içeren pratik yaklaşımlar bekliyoruz. Bunun ilk adımı olarak tüm siyasi aktörlerden halkımızla ilgili programlarını açıklamaları çağrısında bulunuyoruz. Programlarını oluşturmada tüm destekleri vermeye hazır olduğumuzu yeniliyoruz.

Özelde Seçim propagandaları süresince genelde de politik yaklaşımlarda bazı siyasi parti ve gurupların sanki herkesin onların siyasi tercihlerini destekleme zorunluluğu olduğu algısıyla onlara oy vermeyen etnisiteleri şovenizme ve uluslararası ilkelerde ayırımcılığa ve düşmanca yaklaşımlara varacak çeşitli suçlamalara varan söylemler gözlenmektedir. Unutulmaması gereklidir ki, sadece totaliter rejimlerde ve ideolojilerde tek parti anlayışı vardır. Demokratik rejim ve ideolojilerde ise halkların çeşitli katmanları çeşitli siyasi partileri ve eğilimleri desteklemeleri demokratik bir haktır. Bu anlayışa sahip kesimler seçim sonuçlarına bakarak mensup oldukları halkında değişik siyasi tercihlere sahip olduğunu unutmamalıdır. Bu demokratik hak, Düşünce ve ifade özgürlüğünün tartışılmaz ilkelerindendir. Bu uluslararası ilke doğrultusundan hareketle uzun süredir halkımıza (Sami Halk topluluklarına) yapılan suçlamalara, aşağılamalara ve saldırılara son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.

Birliğimizin gözlemlediği bir diğer eğilim ise halkımıza mensup bazı siyasi kişiler veya günlük yaşamdaki bazı olaylar üzerinden halkımıza karşı olumsuz bir algı oluşturma eğilimidir. Unutulmamalıdır ki her halkın bünyesinde bazı olumsuz siyasi kişilikler ve günlük olaylar mevcuttur. Ancak bu kişilikler ve olaylar Hitlerin tüm Almanlara, Saddam’ın tüm Araplara, Diyap ağanın tüm Kürtlere mal edilemeyeceği gibi bir halka mal edilemez. Bu tür yaklaşımlar halkların kardeşliği ilkesine hizmet etmeyeceği açıktır. Bu sebeple bu tür sığ söylemlere son verilmesi ve halkların demokratik ittifakını güçlendirecek söylemlerin ön plana çıkarılması çağrısında bulunuyoruz.

Ne yazık ki bu güne kadar siyasetçiler,  gündeme oturan ve gittikçe derinleşen siyasal krize çözümler üretememiş, aksine izlenen çatışmacı yaklaşımlar sonucunda kriz derinleşerek toplumsal yapıyı her geçen gün derinden etkilerken, sorunu çözme adına yapılan girişimler krizi derinleştirmekten öteye gitmemiştir. Gözlemlerimize göre, Politikacılar ve kurumlar dar grupçu yaklaşımlarla, kendi grubum adına bu bataktan neler koparabilirim kurnazlığından öteye gitmeyen dar grupçu bir politika izlediler. Hali hazırda bu yöntemlerle bu krizden çıkış yolu gözükmemektedir. Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği olarak derinleşen siyasi krizden çıkabilmek için, tüm siyasi parti ve gruplara sorunları çözmeyen sadece öteleyen, tribünlere oynayan dar grupçu çıkarcı anlayışları bir kenara bırakıp, kalıcı toplumsal çıkarları esas alan, toplumsal mozaikteki hiçbir kesimi dışlamadan ilkeli ittifaklar temelinde çözüm projeleri üretmeleri ve uygulamaları çağrısında bulunuyoruz.

Beyt-Nahreyn Arap-Aramiler Birliği olarak bundan sonra seçimlerde ve siyasal platformlarda göstermelik yedek güç olmayacağımızı deklere etmiş ve kalıcı demokratik çözümlerin temelini atacak eşit temsile dayalı ilkeli ittifaklara açık olduğumuzu belirtmiştik. Beyt-Nahreyn Arap-Aramiler Birliği olarak bu kısır dar grupçu politikalara taraf olmayacağımızı, ancak sorunlara kalıcı çözümler üretecek, bir yüzyılı daha vesayetler altında bırakmayacak ilkeli ittifaklara her zaman açık olduğumuzu yenilemek istiyoruz.

Beyt-Nahreyn Arap-Arami Birliği olarak, coğrafyamızda kalıcı çözümler ancak bu coğrafyanın halkları olan; Türk, Kürt, Arap-Arami halk toplulukları, Ermeni ve Türkmenlerin vd.. Müslüman Sünni-Alevi-Maliki-Hambeli, Hristiyan, Yahudi, Êzidilerin ve diğerlerinin eşit temsiliyetini esas alan ilkeli ittifaklarıyla mümkün olduğunu deklere ediyor ve bu ittifaklara açık olduğumuzu yeniliyoruz.

Arab-Arami Birliği olarak tüm siyasi aktörlere, karşılıksız sloganlar atarak değil, haklarımıza yönelik yaklaşımlarını yansıtan demokratik-Kültürel programlarını açıklamalarını ve bu programlarını somut olarak toplumsal yaşama yansıtacak yaklaşım içinde olma çağrısı yapıyoruz. Bu konudaki düşüncelerimizi açıklamaya devam edeceğiz. Bu çerçevede her düzeyde ittifaka hazır olduğumuzu deklere ediyoruz. Adı konmamış, suçlayıcı, dıştalaycı, hakaret içeren boş söylemleri ka’âle almayacağımızın bilinmesini istiyoruz.

Arap-Arami halklarına, demokratik kültürel ve siyasal haklarımızı, adını koyarak programlarına almayan ve somut olarak temsiliyete yansıtmayan partilere oy vermemeleri çağrısında bulunuyoruz. Kimseye diyet borcumuz yok ve kimsenin sürüsü olmamalıyız.

Beyt-Nahreyn Arap-Aramiler Birliği olarak, bundan sonra seçimlerde ve siyasal platformlarda göstermelik yedek güç olmayacağımızı deklere etmiş ve kalıcı demokratik çözümlerin temelini atacak eşit temsile dayalı ilkeli ittifaklara açık olduğumuzu belirtiriz.

Arab-Arami Birliği olarak kimseden bir lütuf beklentisi içinde değiliz. Halkımızın Hakkaniyet ve ilkesel bir temsiliyetin olması gerektiğine inanıyoruz.

İttifakı, ittifak yapacağımız yol arkadaşlarımızın gücünden yararlanmak, sırtına kambur olarak veya yanında süs olarak değil, ittifakın yükleyeceği sorumlulukların bilincinde katkıda bulunarak önümüzdeki sürecin belirlenmesinde kader birliği olarak değerleniyoruz.

Etnik ve kültürel varlığımızı kerhen söylenen, karşılığı olmayan söylemlere değil, etnik ve kültürel Varlığımızın kabulünü temsile yansıtan program ve politikalara destek vereceğiz.

Politikalarını Varlığımızın inkârı üzerine dayandıran, yok sayan programlar üzerine kurmuş olan partilerden birini seçmek zorunda değiliz.

Etnik-Kültürel ve siyasal taleplerimize programlarında yer vermeyen ve somut karşılığı olmayan, temsile yansıtmayan adayı desteklemeyeceğiz. Kimseye diyet borcumuz yok ve kimsenin sürüsü olmamalıyız.

Bu seçimlerin, tekçi, dıştalaycı, ret ve inkârcı politikaların terkedildiği, demokratik anlayışta çoğulculuğun esas alındığı bir milat olması dileğiyle. Saygılarımızla

 

Mim Yavuz Binbay

Beyt-Nahreyn Arab-Arami Birliği

Onursal Başkanı

Yazının linkleri;

“Eşit temsile dayalı ilkeli ittifaklara açığız”

http://www.rojawelat.net/guncel/beyt-nahreyn-arap-arami-birligi-erken-secim-degerlendirmesi-h3965.html

http://www.kurdistana-bakur.com/modules.php?name=News&file=article&sid=9736

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


82 + = 87