GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞEMEYEN TOPLUMLARIN GELECEĞİ OLAMAZ – Mim Yavuz Binbay

Geçmişiyle cesaretle, dürüstçe yüzleşemeyen ve bu gününü dürüstçe ve cesaretle değerlendirmeyen toplumların geleceği olamaz.

Tarih boyunca yaşanan olumsuzlukların taraflara göre farklı bakış perspektifleri vardır ama bu farklı perspektif yaşanan toplumsal trajedilerin olumsuzluklarını hafifletmez ancak bir süreliğine bahane olabilir. Bu bahanelerde güçlü tarafın bu olumsuzlukların üstünü bir süreliğine örtebilme olanağı sağlar. Yaşanan toplumsal trajedilerin sonuçlarını ortadan kaldırmaz ve uygun zamanda bu trajedilerin gereklerini bu trajedilere sebep olanların önüne koyar. Ayrıca rakiplerinin de sürekli onlara karşı kullanacakları argümanlara dönüşür.

Bu trajedilerin mağdurları da bu trajedilerden dersler çıkaramadığı sürece küresel senaryoların aparatlarına, figüranlarına dönüşerek yeni trajedilerin mağduriyetlerine maruz kalırlar.

Yakın tarihimiz bu tür trajedilerle doludur. Birinci dünya savaşının mağdurlarından Arap coğrafyasında İngilizlerin Arabistan’da Şerif Hüseyin ve Libya da İtalyanların Ömer Muhtar olayları, ikici dünya savaşında İngilizlerin Kürtlerin Mahabat (Kadı Muhammed ve Molla Mustafa Barzani), 1961-1971 Molla Mustafa Barzani olayları ve bu coğrafyada yaşanan onlarca olaylar bunlara örnek çarpıcı olaylardır.

Bu olayların mağdurları bu coğrafyanın halkları Araplar Kürtler, Süryaniler, Ermeniler, Türkmenler yeterince dersler çıkarabilmiş olsaydı bugün yaşanan “Arap Baharı” adı altında başlatılan Arap Katliamı, Irakta Kürt Federe Bölgesinde yaşanan ve Kürtlerin ağır bedeller ödeyerek, büyük emekler sarf ederek sağladığı avantajları kaybetmesine sebep olan olaylar yaşanır mıydı?

Tarih tekerrürden ibarettir teziyle hareket eden küresel oyun kurucular her dönemde aynı oyunu dönemin koşullarına uygun güncelleştirdikleri versiyonlarla önümüze sürüyor ve ellindeki bulguru değerlendirmeyen bölge güçlerine senaryoda süsledikleri aslında olmayan pirinci vaat ederek oyunlarının onlara bir süreliğine kullanacakları aparatları olarak kullanıyorlar. Daha sonra oluşan trajedilerin sonuçlarını sanki müsebbipleri kendileri değilmiş gibi yakıp yıkılan coğrafyanın halklarına karşı kullanarak yeni senaryolarının zeminini oluşturuyorlar. Tıpkı birinci dünya savaşında Şerif Hüseyin’e sunulan birleşik Arap devleti, Kadı Muhammed ve Molla Mustafa Barzani’ye sunulan bağımsız bir Kürt devleti gibi gerçekleşmeyen vaatler vb.

Sadece yakın tarihimizde değil coğrafyamızın bin yıllık tarihi de buna benzer senaryolar sonucunda gerçekleşmiş trajedilerle doludur. Küresel güçlerin senaryoları 1071 Selçuklulara zafer, Kürtlere bir imparatorlukla ittifak, Romalılara yenilgi ama Ermenilere trajediye sebep olmuştur. 1870-1904 Araplara, 1915-1917 Ermeni ve Süryanilere, 1939-1945 Yahudi (İbrani) halklarının trajedilerine sahne olmuştur. Bu olaylar bu tarih diliminde gerçekleșen trajedilerin sadece çarpıcı birkaç tanesidir.

Peki, tarihte yaşanan sayısız trajedilerin mağdurları bu olaylardan kısmi de olsa dersler çıkarabildi mi? Bana göre hayır! Eğer gerekli dersleri çıkarabilmiş olsalardı sonraki trajedilerde senaryo sahipleri küresel güçlerin hamaset söylemleriyle gönüllü figüranları olmazlardı. Ama küresel güçler her dönemde net analizler yaparak yeni senaryoları dönemin verilerine göre güncelleyip kurup sahneye koyarak başarılı oluyorlar.

Bugün coğrafyamızda sahnelenen senaryoda böylesi bir senaryodur. Geçmişiyle cesaretle, dürüstçe yüzleşemeyen ve bu gününü dürüstçe ve cesaretle değerlendirmeyen bölge halkları hamasetle küresel güçlerin figüranları olmak için yarışarak coğrafyalarının harabeye dönüşmesine, halklarının katliamına, dinamiklerinin yok olmasına ve küresel güçlere bir dönem daha bağımlı olmalarına zemin hazırlıyorlar.

Halklarımıza yaşatılan yüzyılın trajedisini engellemenin yolu hamaset nutukları atarak bu kirli oyunda haklılığımızı bu trajedinin müsebbibi kirli senaryo sahiplerine anlatmaya çalışmak en hafif deyimiyle iflah olmaz naifliktir. Böylesi bir politikanın sonucu senaryonun figüranı olmaktır.

Bu coğrafyanın asal halkları kader birliğini esas alan politikalar üretmedikçe küresel güçlerin işbirlikçileri ve küresel senaryoların figüranları olmaya devam edecekler.

Mim Yavuz Binbay

Yazının linkleri;

Geçmişiyle yüzleşemeyen toplumların geleceği olamaz

http://www.kurdistana-bakur.com/modules.php?name=News&file=article&sid=9597

http://www.rojawelat.net/gecmisiyle-yuzlesemeyen-toplumlarin-gelecegi-olamaz-makale,792.html

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


50 − 43 =