’Yakındaki Komşu ,Uzaktaki Akrabadan İyidir’* – Av. Güney Cuma Can

Irak anayasası Irak’ı özerk bölgesi olan federal bir devlet olarak tanımlar. Özerk bölge kendi iç işlerinde, yönetiminde bağımsız ; ulusal savunma, dış işleri ve uluslar arası arenada temsiliyette  Irak’a bağlıdır. Özerk bölgedeki vatandaş federal devletin de vatandaşıdır bu çatı devlet etnik ,dinsel ayrım yapmaksızın her Iraklının ortak çatı devletidir.

Irak Orta Doğu’daki her devlet gibi yakın tarihi savaşlar ve çatışmalar, karışıklıklar ülkesidir. Zengin yer altı kaynakları küresel kapitalizmin ilgisini kendine çekmiş ve iç karışıklıkların dış güçlerce de desteklenmesiyle sürekli bir istikrarsızlık ülkesi olmuştur. Yılları bulan İran Irak Savaşı, Birinci ve İkinci körfez savaşlarıyla devam etmiş, Saddam ağır diktatörlüğü ülkenin iç bütünlüğünü korumaya yetmemiştir. Mezhep çatışmalarına etnik ayrılıkçı hareketler de eklenince ;ülke nerdeyse mitoz bölünmeyle bölge bölge ,vilayet vilayet ,mahalle mahalle bölünmüştür.

 Arap baharı Irak’ın bütününde bir çatışma ,gerginlik ve iç savaş iklimine neden olmuştur. Selefi dinci İşidin ele geçirdiği bölgelerde yaptığı katliamlar, ülkeyi ,halkı şoke etmiş her kesim kendi canının derdine düşerek bütün dünyayı yardıma çağırmışlardır. Ordu ve polis teşkilatındaki disiplinsizlik ,ayrımcılık bu teşkilatların direnmeden bulundukları bölgeleri İşide teslim etmelerine neden olmuştur. Musul, Kerkük,Tikrit gibi büyük iller ,birkaç ay içinde ağır silahlarını da bırakıp giden güvenlik güçlerinin elinden İşid terör örgütüne geçmiştir.

İşide karşı  Rusya, Abd, İran öncülüğünde uluslar arası koalisyon kurulur.Irak ordusu, peşmerge , Haşdi Şabi ve yerel milisler ittifak ederek ülkenin çoğunluğunu geri almayı başarır. Bu başarıda İşid zulmunün yerel halka yaptığı zulümün tetiklediği halkın var olma savaşı bilinci önemli rol alır. İşidden toprak almada alanın elinde kaldığı bir yarış başlar. Ulus devlet fikri oturmamış bu ülkede  gruplar tarihi kültürel özelliğine bakmadan kurtardığı toprağı kendi hükümranlık alanına katmaya bir oldu bitti yapmaya çalışır. Bu harekat tarzı güvensizliği ve İşid sonrası Irak’ta suların yine durulamayacağına bir işaret olur.

 Irak Bölgesel  Kürt Yönetimi (IKYB) lideri Mesud Barzani Kerkük’ü;  Irak ordusu ve Haşdi Şabi birlikleri de Bağdat’ın kuzeyi, Felluce, Musul’u İşidden kurtarır. İşid tehlikesi henüz bitmeden merkezi hükümet ile özerk bölge arasında egemenlik çatışması ortaya çıkar. Bölgesel yönetim  çok kültürlü ve Kürt, Arap, Türkmen etnisiteli Kerkükü kendi bölgesinde görüp vali atarken ,Irak merkezi hükümeti Kerkük’ün bölgesel yönetimin değil ,bütün Irak’ın bir vilayeti olduğunu savunur. Barzani’nin tek taraflı  bağımsızlık referandumu yapıp egemenliği tartışmalı bölgelerde de vetolara rağmen bunu uygulaması bir federal devlet krizine neden olur. Taraflar pozisyonlarında diretip Barzani kendi yanılgısında  diretince ülke bir iç çatışmaya daha sürüklenir.Refandumu İsrail’den başka ülke tanımaz. Türkiye, Irak, İran ve Suriye bölgeyi yeni çatışmalara sürükleyecek tek taraflı bu kararı tanımaz , kara ve hava ambargosu yapmaya başlarlar. Barzani iyice tecrit edilir. Batılı birkaç politikacı ve İsrail’den başka görünürde bu kararını tanıyan olmaz. Esasen Barzani kendi halkın bağımsızlık özlemini ,görev süresi iki yıldır dolmasına ve geçici başkan olmasına rağmen şahsi iktidarını perçinlemek, kendisinin ve aşiretinin siyasi istikbalini sürdürmek için açıkça istismar etmiştir. Arap Baharı kendi özerk  bölgesine de ulaşınca ailece yönettiği, başkanlığı, dış işleri, güvenlik şefliği, petrol işleri kendi ailesi veya aşiretinde olan Barzani’nin meşruiyet ve hakkaniyeti sorgulanmaya başlar. Özerk bölge kendi aşiretinin menafaat bölgesine dönmüştür.

 Irak hükümetinin verdiği ültimatomun gereği yapılmaz. Irak ordusu Kerkük, Tuzhurmatu, Sincar ve  Şengal’i  merkezi hükümete bağlar. Kerkük’e Irak bayrağı çekilir. Kerkük’ten müdahalenin başladığı  ilk günlerde Erbil’e  göç eden halk emniyetle kente geri döner. Kadim Kerkük kentinde yeniden huzur ve güven tesis edilmeye çalışılır. Bağımsızlık refadandumun sahada uygulanamayacağı görülür. Esasında Molla Mustafa Barzani’nin oğlu Mesud Barzani’ye söylediği rivayet edilen kıssadan hisse alınacak bir söz vardır. ‘Oğlum çoğunluğu senin olmayan kentlerde seni istemezlerse  hükümet etmeye kalkma. Bu hem o halka, hem de o halkın yaşadığı yerde görev yapan askere zulüm, eziyet getirir.’ Bu telkine uymak da bir çok çatışmayı engellerdi. Irak Bölgesel  Kürt Yönetiminde eksik olan ertelenen  yerel parlamento seçimleridir. Bölgede zayıflayan ve iki yıldır seçimsiz başkanlık yapan Barzani’nin önceliği bu olmalıdır.  Batıda,  Amerika 52 eyaletten bir Birleşik Devlet, Avrupa Birliği 32 devletten bir kıta devleti kurmaya çalışır. Doğuda bizler yarım ülkeden  beş küçük ülke çıkarmaya, kendimizi zayıf düşürmeye çalışırız. Batının adalet, eşitlik, insan hakları temelindeki birlikteliği örnek alınıp ülkelerin bütünlükleri korunmalıdır. Kifayetsiz muhteris liderler, keskin sirke gibi kendi küplerine, kendi ülkerine zarar verir. Doğru olmayan işler hayırlı netice getirmez.  Bilgi çağında bir yerin hava durumunu  televizyonda vermek faydalı  bir hizmet olsa da;  o yerin tapusunu almaya bir neden olmaz . Ataların dediği gibi ‘ Yanlış hesap, Bağdat’tan döner’.

 *Arapça atasözü ’ Car il karib efdal, bin il ikrayib il beğid’

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


23 + = 28