Büyük Orta Doğu Projesi (Bop) Saat Gibi İşliyor – Av. Güney Cuma Can

Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde Batının kendi çıkarlarını maksimize etmek, enerji havzalarına ve ulaşım ağlarına hâkim olmak ve küresel hegemonyayı sürekli kılarak aşırıcı akımlardan ve güçlü merkezi ülkelerden korunmak için Bop adı altında bir proje hazırlanır. Bop Orta Doğuya demokrasi, barış ve insan haklarına saygıyı getirme parolasıyla yürürlüğe koyulur. Bu projeye göre Orta Doğu ülkeleri yeniden dizayn edilecek ve küresel düzen buna göre inşa edilecektir.

Bop eş başkanlığı Yemen, Türkiye ve Amerika olur. Eş başkanlık kimseye olumlu katkı sağlamaz. Yemen iç savaş yaşayarak kent kent fiili bölünür. Bugün Yemen,  çocukları kolera, sıtma gibi hastalıklarla ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ülkelerinin bombalamalarıyla ölen kaos, iç savaş ve yokluk ülkesi haline gelmiştir. Yemen dış müdahaleler, iç savaş, yoksulluk, gıda ve su eksikliğiyle toplu ölümlerin olduğu hayati problemlerle yüz yüze bırakılmış mağdur, mazlum bir ülke. Kızıl deniz kıyısında Akdeniz ticaret yolu üstünde stratejik önemi olan Yemen’in güçsüzleştirilerek yerine parçalı minyatür devletçilikler oluşturulması, deniz ticaret yoluna hâkimiyet açısından önemli görülüyor.

Bop’un kapsamı genişletilerek Gop adı verilmiştir. Büyük Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri projesiyle Kuzey Afrika ülkeleri de yeniden düzenlenmek ve küresel sistemin istediği rollere çekilmek istenmektedirler. Suriye, Mısır, Libya, Fas, Cezayir, Tunus ve hatta Sudan’da Gop uygulanmaktadır. Bu ülkeler iç savaşlarla zayıflatılmış, bölünmüş ve bölgede söz sahibi olamayacak kadar güçsüzleştirilmişlerdir. Sudan fiilen Kuzey ve Güney Sudan diye ikiye ayrılmış. Su ve petrol zengini Güney bölgesi Sudan’dan koparılarak yeni bir devlet halini almıştır. Libya demokrasi söylemiyle iç savaşa sürüklenmiş ve kendi aralarından savaşan kent aşiret devletçikleri ve bölgelerine ayrılmıştır. Kaddafi döneminde petrol gelirinden aldığı payla rahat bir yaşam, bedava eğitim öğrenin, ev kurma, yurt dışında okuma ve sosyal güvencesi olan Libyalılar şimdi ekonomik olarak zayıflamış ve kendi canlarının derdine düşmüşleridir. Kazanan küresel petrol şirketleri olurken kaybeden her türlü doğal zenginlikleri gasp edilmiş vatanları bölünmüş halk olmuştur. Mısır, Suriye de yıllardır iç savaşın getirdiği yıkım ve kaos içinde kendi varlıklarını, bütünlüklerini sürdürmek için büyük mücadele vermektedirler.

Batı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da güçlü merkezi devletler istemiyor. Kendi çıkarları ve küresel nüfuzu için parçalı küçük devletçikler konseptini teşvik ediyor. Etnik veya mezhep esaslı zayıf devletçiklerin oluşumu emperyalizmin çıkarları için elzem görülüyor. Genişletilmiş Orta Doğu Projesi ile basına servis edilen haritalarda devletlerin bölünmüş küçük devletçiklere ayrılmış halleri var. Algı yönetimiyle bu istek halkların bilinçaltına yerleştiriliyor.’ Divida et  impera ‘, ‘böl ve yönet’ prensibi hala güncel olarak kullanılıyor.

Kendi sorunlarını kendi içinde çözmeyi başaran olgun milletler bu projelerin baskı ve zorlamasından kurtulabilirler. Büyük yıkım, iç savaşlar bırakan dış destekli sözde baharların yerini demokrasi, laiklik, insan hakları ve dayanışmanın aldığı yönetim usulü, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini bu büyük yıkım ve savaşlardan koruyabilir.  Ülkelere huzur ve barışı Bop değil,  kendi halklarının adalet ve dayanışması getirecektir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


− 1 = 6