TRUMP’IN (ABD) KERİZ SİLKELEMESİ ! – Mim Yavuz Binbay

Argoda dolandırıcıların oyununa gelen kişiler için kullandığı bir laf vardır « Keriz Silkeleme ». ABD’nin Arap Baharı adı altında başlattığı senaryo tam anlamıyla bir “keriz silkeleme” senaryosuna dönüştü.

Aslında ABD, İran-Irak savaşının hemen akabinde Saddam’ı teşvikleriyle oyuna getirerek Kuweyt’e saldırttı. ABD İlk etapta, duruma sesiz kalıyormuş gibi davranıp, iki Arap ülkesi arasındaki sınır ihtilafı olarak değerlendirdiğini açıkladı. Kuweyt emirlerinin kasalarındaki milyarlarca doların yanı sıra ek olarak savaş tazminatı adı altında milyarlarca dolar ve artı “kurtarma” harekâtına katılacak askerlerin ve teçhizatın katlamalı tüm masraflarının ödenmesi garantiye alınınca “demokrasi ve özgürlük savaşçısı” ABD Saddam’ın özgür Kuweyt saldırısının ve işgalinin kabul edilemeyeceği demeçleri vermeye ve basın yayın kuruluşlarının yoğun mesaisine başladı. Bir istihbarat lobisi projesiyle 1-2 milyon dolar harcayarak Saddam kerizini Kuweyt’e sokan ABD Hollywood filmlerini aratmayan bir senaryoyla 15-20 gün süren Kuweyt’i “özgürleştirme” veya “silkeleme” harekâtından tamı tamına 582 milyar dolar kazandı!

Böylece Irak’ı silkelemenin yolunu da açmış oldu. Diktatör Saddam’ın mazlum Şii Araplara ve Kürtlere uyguladığı zulme yıllar boyunca sesiz kalan ABD ve müttefikleri, Kuweyt pastasının tadını aldıktan sonra birden bire havari kesilerek bu zulmü bahane ederek “Irak’ı özgürleştirmeye” ve özgürleştirerek bugünkü haline dönüştürdü.

Bu iki silkeleme AB devletlerinin yanı sıra biti kanlanan Türkiye benzeri ülkelerinde iştahını kabarttı. Çünkü ABD 21 yüzyıl senaryosunda kimilerine Arap coğrafyasının katrilyon dolarları bulan kocaman pastasını silkelemeye açmıştı. Trilyon dolarları bulan enerji zenginliklerinin yanı sıra gene trilyon dolarları bulan dış yatırımları mevcuttu. Kimilerine ise sadece “özgürlük ve demokrasi” vaatleri vardı!

Bu senaryoda birçok kategori vardı. Silkeleyen, silkeleme umudunda olupta daha sonra silkelenen konuma düşenler, silkelenenler ve sadece “özgürlük ve demokrasi” vaatleriyle beslenenler ve bu vaatlerin bedelini kanlarıyla canlarıyla ve 100 yıllık gelecekleriyle ödeyenler. Sonuca baktığımızda ise karşımıza iki kategori çıkıyor; argo deyimle Keriz silkeleyenler ve tufaya gelipte silkelenenler!

Tıpkı Libya pastasında pay alacağını düşünen Türkiye’nin iştahını iki bombalama kıvırtmasıyla kursağında bırakıp petrol gelirlerini %35’ine “savaş tazminatı” olarak el koyan Fransa’nın bu eyleminden sonra Türkiye’nin yönünün Suriye’ye yönlendirilmesi gibi! Ayrıca Savaş Baronları tüm ülkelere de sus payı olarak bu ülkelerin paralarına ve mal varlıklarına el koymayı lütfediyor.

Sahi bu el koymalar ve savaş tazminatları neden alınıyor? Oysa saldıran onlar, yakılıp yıkılan, yağma edilen, halkları ser sefil olan bu ülkeler. Oysa tam tersi olması gerekmiyor mu?

Senaryonun algı operasyonları bölümlerinde tatlı tatlı anlatılan senaryonun tüm katılımcılarının kazanacağı hususu bir kamuflaj, makyaj ve önümüzdeki yüzyıl için senaryoya yeni figüranlar yetiştirmeden ibarettir. Bu oyunun tek kazananı var senaryonun patronu SİLKELİYENLER. Filmlerde olduğu gibi “Esas Oğlan” durunca figüranların ister devlet ister şahıslar olsun hesabımı tutulur!

Son olarak başlatılan Katar krizi de Saddam-Kuweyt senaryosuna benzer bir “Keriz Silkeleme” operasyonudur. Bu sefer pasta daha da büyük, sofrada BAE, Suudi Arabistan ve tüm körfez coğrafyası ve yönetici ailelerin mal varlığının yanı sıra coğrafyadaki katrilyon doları bulan enerji kaynakları var. Ayrıca 20 yüzyıl işbirlikçilerinden biti kanlanmış onların hizaya getirilmesi, ıslah edilmesi veya “silkelenerek” “demokrasi götürülerek” yeniden dizayn edilerek yeni işbirlikçiler devşirilmesi olanağının değerlendirilmesi var.

Üstelik bu sefer suçlamaları ve ilk vuruşu Baronlar değil BAE, Suudi Arabistan ve Mısır’ın yayınladığı demeçlerle piyonlar yapacak, birbirlerine düşecekler! Türkiye-İran gibi ülkeler taraf olmaya zorlanacak veya olmazlarsa bile öyle kabul edilecek. Onlar ise uzlaştırıcı ve koruyucu rolünü oynayacaklar. Daha sonra ki süreçte önceleri daha yoğun silah satışlarını lütfederek onaylayacak daha sonra ise “korumak ve özgürleştirmek” amacıyla borç ve savaş tazminatı hanesine yazacağı onlarca milyon dolarlık füzelerle, hava bombardımanlarıyla silah tekellerini güçlendirerek destekler verecek…

Sahi uzun yıllardır, emperyalist ülkelerin coğrafyamızda yaşanan trajediye maruz kalanlara silah yardımı dışında yardım gönderdiğini duyan oldu mu?

Coğrafyamızda devam eden Keriz silkeleme tamda böyle bir şey, peki bu hep böyle sürüp gidecek mi?

Mim Yavuz Binbay

Yazının Linkleri;

Trump’ın (ABD) keriz silkelemesi!

http://www.kurdistana-bakur.com/modules.php?name=News&file=article&sid=9298

1 yorum

  1. Sayın Binbay,
    % 1.000.000 milyon haklısınız. Maalesef kendini bu konuda kendiliğinden görevli hissedenler bu oyunun aktörleri olarak tiyatroda yerini aldılar, halende yer alıyorlar. Bu zalimliğinin sorumlularıdır. İster devlet, ister din, ister siyasi veya dini topluluklar, yada bunların dümen suyuna kapılan insanlar olsun. Dökülen kanların ortağıdırlar. Bu gün vicdanlarını sorgulamayanlar, Yüce Allah’ a ahirete hesap verecekler.
    Selamlar,
    Celal BALIK

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


+ 22 = 29